kendini-saklama-cicekleri-cezmi-ersoz
yayımlanma tarihi: 20 Eylül 2019
sanatçı: Cezmi Ersöz
yapım Şirketi :Arda Müzik
disk sayısı :1
Kendini Saklama Çiçekleri (Cezmi Ersöz)

Yapım: Arda müzik
Düzenlemeler: Vedat Sakman
Müzikler: Vedat Sakman
Studio: Sakman
Yorumcular: Cezmi Ersöz, Leman Sam, Haluk Çetin

Şarkı Sözleri & Notalar

 Şarkı  Şiir
01- Karanlık Kokulu Otlar
02- Cehennem Meleği
03- Eksik Evlerden Geldin Sen
04- Acıyla Erür Yüzüne Aşık Çocuk
05- Yok karşılığı Yüzünün
06- Artık Sokağa Çıkabilirsin
07- Kendini Saklama Çiçekleri
08- Tekrar Tekrar Acıya Doyana Dek
09- Ölü Kelebekler
10- Kan Sızan Tebessüm
11- Hayalet
12- Günahkar Mevsim
13- İki Karanlık Orman
14- Istırabim
15- Çatlamaya Koşan At

 

 

KARANLIK KOKULU OTLAR
Ölüm, sizin eve sığınan kimsesiz bir çocuktu.
Sen ondan öğrendin kendine ne kadar uzakta olduğunu
Ölüm düşürdü seni ruhunun gurbetine
Ve büyük bir yalandan kurtardı.
Bu yüzden hiç aldanmadın
Hiç de mutlu olmadın…
Ölüm, ömrünün o yalan yarısını senden aldı.
Aşka susamış öbür yarısını yakın uzaklara saldı.
Ölüm yüzünden ne kimsenin kimsesi oldun
Ne de kimse senin gördüğünü gördü.
Yaşayan tek yerin o ölü gözlerindi.
Karanlık kokulu otlar bu yüzden
bir tek sana el salladı…

CEZMİ ERSÖZ

CEHENNEM MELEĞİ
Gözlerini eksik yaşanmış bir bahar gibi kullan
gülüşünü as intihar koğuşlarına
çelimsiz ruhlarda erken yağmurlar biriktir
nasılsa taşra hep hazırdır aşka

Üzülme, sakın dönme kendine
tesellisi ol cehennemin
cehennemin son meleği ol

Gözlerini eksik yaşanmış bir bahar gibi kullan
gülüşünü as intihar koğuşlarına
çelimsiz ruhlarda erken yağmurlar biriktir

Nasılsa taşra hep hazırdır aşka

CEZMİ ERSÖZ

Eksik evlerden geldin sen;
çatlaklarından dibi görünürdü
ev mi hayat mı belli değil;
içerdeyken sevginin gürültüsü vardı
dışarı çıkardın sevgisizliğin sessizliğini.
ondandır bu senin suskunken çıldırmayı biriktirmen;
kırıklarını çatlaklarını saklarken
sen sevgilim sen!
büyük bir aşk yaşamaya çalışırken
ondandı…herşeyin dibini görmen…
Dibini!..

CEZMİ ERSÖZ

ACIYLA ERİR YÜZÜNE AŞIK ÇOCUK

Ne zaman yüzüne baksam
yalnızlığın o mutlu gerilimi

O öksüz göl hızla derinleşir
biliyorum,acılarım hiç bitmeyecek,bu öyle bir
yeşil

Ne zaman gözlerinin içine baksam,biliyorum
ikimizi de aşar,o kapının ardındaki masal
bense yüreğimin bu hallerinden korkar,kalırım
bir hız trenine bindirilmiş küçük bir çocuk gibi
geçip giden yüzlerine bakar kalırım

Ömrün kısalığı çarpar camlara
ateş hızla yayılır içerilere

Akşam olur,evler dolar boşalır
acıyla erir,yüzüne aşık çocuk

Ne zaman gözlerinin içine baksam,bliyorum
İkimizi de aşar,o kapının ardındaki masal

CEZMİ ERSÖZ

YOK KARŞILIĞI YÜZÜNÜN

Senin sana rağmen bir yüzün var
Herkesin ilk aşkına benzeyen
Beklemek kadar acı , anlamak kadar zor
Nedensiz ölümlerin suskunluğu gibi
Yok karşılığı yüzünün

Senin sana rağmen bir yüzün var
Herkesin ilk aşkına benzeyen
Yaklaştıkça imkansız uçurumlar
Nedensiz hayatların o büyük acısı gibi
Yok karşılığı yüzünün

CEZMİ ERSÖZ

ARTIK SOKAĞA ÇIKABİLİRSİN

Evine çağırdın ilkyaz sevinçlerini
çocukluğuna
Yırtıldı gözlerin, içine hayat doldu
o karanlık ışık…
Yükün yok
artık her sabah hoyrat bir özgürlük uyandırıyor seni…

Kalbinde herşey eşitlendi
Haz ve sıkıntı
Boşluk ve güven
Hasret ve ölüm
Gözlerine hastalıklı bir güzellik geldi

Şimdi acı çeken yanınla bile alay ediyorsun…

Kalbine çağırdın herkesi
Kendini bile
Artık sokağa çıkabilirsin
Ömründen düştün kendini

CEZMİ ERSÖZ

KENDİNİ SAKLAMA ÇİÇEKLERİ

Biz aşk bahçemizi küçük tuttuk
seninle
içinde güvensizlik ağaçları,
küstüm otları
kendini saklama çiçekleri
Özlem kirlibir kan gibi yüreklerimizi boğmasın
yalnızlık karanllık bir orman gibi
çökmesin içimize diye
biz aşk bahçemizi küçük tuttuk seninle
Önümüzde dokunuşlardan uzak,
İnsafsız ve çok uzun bir kış var diye
koca bir yaz kendini saklama çiçeklerini
suladık durduk yalnızca
Biz aşk bahçemizi küçük
çok küçük tuttuk seninle…

CEZMİ ERSÖZ

TEKRAR TEKRAR ACIYA DOYANA DEK

Kaçıp kaçıp sığındığımız o yaslı evdi hep
gözyaşı loşluğunda, yarım sıcaklıkta,
kırgın perdeler, unutkan masamız,
uzak sahillerde çekilmiş fotoğraflarımızdan
hep mahçup bir sevgi taşardı.

Alıngandı şarkılarımız, alkole dayanıksız

Saatler boyu, nefes nefese planlar yapardık,
heyecanla yürürdük düşlerimizde,
bu kadarı çoktu bize, yorulurduk

Birimizin bakışı yeterdi
hayallerimizin kanatlarını yakmaya…

Sonra önüne düşerdi saçları
gün biterdi

Hep o saatlerde yaşamaktan ölürüz diye
korkardık.
Akşamın ıstıraplı eşiğini geçtikten sonra
mutfağa giderdi, çay yapmaya
çay yarım kalırdı, gider içeri
ölesiye sevişirdik…

O yaslı evden günlerce dışarı çıkmazdık
kaç gün, kaç ölüm, kaç öykü tükenip
biterdi ellerimizde.

Bir gün gelir o yaslı ev bize dar gelirdi
unutulmuş istasyonlara giderdik, ayrı ayrı
bizim gibi insanların yazdığı öyküleri
okurduk, yüreklerimiz
bir hüzün oyuncağıydı sanki,
olmadık şeylere ağlardık.

Dokunaklı bir filmin sonu gibiydi
hayatımız
tekrar, tekrar, acıya doyana dek

CEZMİ ERSÖZ

Ölü kelebekler
Yüzünün yarısı çocuk
Yarısı geçkin bir kadın
Yüzünün yarısı öbür yarısına ağlıyor
Yüzün kendisini arıyor…
Aşk kaçmış gözlerine
Yaşanmamış yılların sana ağlıyor
Zaman parçalanırken ellerinde
Ölü kelebekler yastığın oluyor…
Ölü kelebekler
Hepsi daha değerli erkeklerinden erkeklerinin kanıyla Beslenen
Ölü kelebekler…
Hepsi daha değerli ömründen.

Cezmi ERSÖZ

KAN SIZAN TEBESSÜM

Dayanamadın, çıktın artık
seni sakladıgım derinliklerden
ışık yagıyor, şimdi mutlu yagmurlar
kan sızan tebessüme…
Öyle yitiksin ki
alıp götürebilirmisin beni ve hayatımı
ardımızda ne bu akşam
ne de kan sızan tebessümün…
CEZMİ ERSÖZ

HAYALET

Bitaneme

Bir tek seni sevdiğim doğruydu…
Ve bu doğru yüzünden hayatım yalana battı…
Sen beni dışladığından beri beni sevenlere bir hayalet hediye ettin…
Tepeden tırnağa aşka,tepeden tırnağa özleme batmış bir hayalet…
Kimisi senin beni beklettiğin kapıda beni bekledi.Seni beklemekten yorulur, onunla birlikte çekip giderim diye buralardan…
Ve ben en çok onların sevgisine inandım.En çok onlara derinden üzüldüm.
Ve hep merak ettim, karşılıksız ve onca yıl bir hayaleti nasıl böylesine
sevebildiler diye…
Dünyanın iyi bir yer olduğuna ve yaşamak için çok sebep bulunduğuna,
bu insanların bir hayalete duydukları o akıl almaz, o sonsuz sevgileri
yüzünden bir kez daha inandım…
Seni unutmak için başladığı her aşkı yine seninle aladatan bir
hayalete…
Seninle kendini, bütün düşlerini, çocukluğunu, yaşadığı bütün acıları aldatan bir hayalete…
Bir tek sana duyduğu sevgisi doğru olan,
bu yüzden bütün hayatı bir yalan olan hayalete…

GÜNAHKAR MEVSİM

Yakınlaştıkça kaybolan
Bir kente dönüşürdün
Keşfedilmezim olurdun
İçinde yolculuk etsem de…
Günahkar mevsimimdin.

Hiç umut yoktu sende,
O yüzden vazgeçilmezdin,
Vazgeçilmezimdin…

CEZMİ ERSÖZ

İKİ KARANLIK ORMAN

Anlaşmak diye birşey yoktur aslında
dillerin ve yüzlerin altında başıboş zamanlar
dolaşır
sokaklarda bir kıç,bir penis,bir çocuk-köpek gibi
dolaştığım zamanlar
varlığımı koruyabilmek için
masaların altında ellerimi, ayaklarımı
parçaladığım
zamanlar

Zamanlar haindir,zamanlar muhbir
İki karanlık orman birbiriyle anlaşsa ne olur,
anlaşmasa

Güvenmek diye birşey yoktur aslında
dillerin ve yüzlerin altında başıboş korkular
dolaşır
bense korkumu ölümümün altına sakladım
hep
korkumun kokusunu aldılar
kaçtım kovaladılar
İki karanlık orman birbirine güvense ne olur,
güvenmese

Sevmek diye birşey yoktur aslında
dillerin ve yüzlerin altında başıboş yalnızlıklar
dolaşır

uydurulmuş anılar,sahte öyküler,hiç
kullanmadığım
yerlerimi bıraktım onlar
yine de son kapıma dayandılar
kapının ardı karanlık deniz
denizde masum,tetikteki sızım,son inancım
gördüler onu

Artık şimdi o karanlık denizde
‘binlerce hiçkimseyim’

İki karanlık orman birbirini sevse ne olur,
sevmese

CEZMİ ERSÖZ

ISTIRABIM SENDE

Biliyorum konuşacak bir şeyimiz yok
Ama gözlerini al gel
Elindeki yarayı, suskunluğunu, acemiliğini
Beni birisi severse inanmam
Seni birisi severse utanırsın
Bilmediğin bir hastalığa acımak için bile olsa gel
Biliyorum, konuşacak bir şeyimiz yok
Ama ıstırabım sende, mutlaka al da gel

CEZMİ ERSÖZ

ÇATLAMAYA KOŞAN AT

Aşk için kötü olmayı seçtim
kavuşmaların önünden koştum hep
acısını senden çıkarttım
içine çekmeye unuttuğun kalbinden

Son gece anladım
bu sessizlikten bir yangın kuşu doğacak
çatlamaya koşan bir at, hırpalanmış
unutmuş yarışı

Aşk için kötü olmayı seçtim
sahipsiz yüzlerimin tuzağına düşürdüm seni
özlemini büyük tuttum tenimizin uyumundan

Sevdikçe öldüren aşk için
kötü olmayı seçtim…

innovatus